Boşanmanın Fer'ileri
Boşanma davasının ferileri, boşanma sürecinin sonuçları olarak ortaya çıkan ve mahkeme kararıyla belirlenen unsurlardır. Bu feriler genellikle şunları içerir:
BOŞANMA DAVASININ FER'İLERİ
Maddi Tazminat
Boşanma sonucu ortaya çıkan maddi kayıpların telafi edilmesi amacıyla talep edilen bir tazminattır. Taraflardan biri, boşanma sürecinde yaşadığı ekonomik zararları telafi etmek için maddi tazminat talep edebilir.
Manevi Tazminat
Boşanma sürecinde yaşanan duygusal acı ve psikolojik zararların telafi edilmesi amacıyla talep edilen bir tazminattır. Örneğin, sadakat ihlalleri veya evlilik birliğinin temelden sarsılması gibi durumlarda manevi tazminat talep edilebilir.
Nafaka
Boşanma sonrasında ekonomik olarak zayıf durumda olan tarafın maddi destek alması için ödenen bir ödemedir. Nafaka, çocukların bakımı için ödenen iştirak nafakası veya eşin geçimini sağlamak için ödenen yoksulluk nafakası şeklinde olabilir.
Velayet
Boşanma sonrasında çocukların bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesiyle ilgili yetkinin belirlenmesidir. Mahkeme, çocuğun en iyi çıkarlarını göz önünde bulundurarak velayet kararını verir.
Bu unsurlar, boşanma davasının sonuçlarına bağlı olarak mahkeme tarafından belirlenir ve karara bağlanır. Tarafların talepleri ve davanın özellikleri doğrultusunda bu feriler farklılık gösterebilir. Bu nedenle, boşanma davasında doğru ve adil bir sonuç alabilmek için uzman bir boşanma avukatından destek almak önemlidir.
BOŞANMA DAVASININ FER'İSİ; MADDİ TAZMİNAT
Türk Medeni Kanunu m.174'te yer alan maddi tazminat boşanma davası sırasında veya boşanma sonrasında eşlerden birinin, diğer eşe haksız bir sebeple zarar verdiği durumlarda, zarar gören eş maddi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat, zarar gören eşin uğradığı maddi kayıpların telafi edilmesini sağlamak amacıyla ödenir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zarar gören kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir.
Madde 174'e göre, maddi tazminat talebinde bulunabilmek için şu koşulların sağlanması gerekmektedir:
• Zarar gören eşin, diğer eş tarafından haksız bir şekilde zarara uğratılmış olması (davacının/ zarar gören eşin kusursuz ya da daha az kusurlu davalının ise kusurlu olması gerekmektedir)
• Bu zararın belirlenmesi ve miktarının tespit edilememesi, (tazminat isteyen tarafın mevcut veya beklenen maddi bir menfaatinin boşanma yüzünden zarar görmesi)
• Zararın, boşanmanın sebebiyle doğrudan veya dolaylı olarak meydana gelmiş olması.
Maddi tazminat, boşanma davası sırasında veya sonrasında mahkeme kararıyla belirlenir. Mahkeme, tarafların taleplerini, delilleri ve mevcut durumu dikkate alarak maddi tazminatın miktarını ve şartlarını belirler.
Özetlemek gerekirse, TMK'nın 174. maddesi, boşanma davasında haksız zarara uğrayan eşin, diğer eşten maddi tazminat talep edebileceğini düzenler. Bu talep, zararın varlığı ve miktarının ispatlanmasıyla mahkeme kararıyla belirlenir.
BOŞANMA DAVASININ FER'İSİ; MANEVİ TAZMİNAT
Türk Medeni Kanunu'nda m.174/2'de yer alan manevi tazminat, bir kimsenin haksız bir şekilde diğer bir kimseye verdiği manevi zararın telafisi için ödenen bir tazminattır. Bu manevi zarar, genellikle duygusal acı, ıstırap, üzüntü, moral bozukluğu, saygınlık kaybı gibi psikolojik etkileri içerebilir.
Madde 174'e göre, boşanma davası sırasında veya sonrasında bir eşin, diğer eşe haksız bir sebeple manevi zarar verdiği durumlarda, zarar gören eş manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminat talep edebilmek için şu koşulların sağlanması gerekmektedir:
• Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden eşin kişilik haklarının saldırıya uğramış olması,
• Davalı tarafın kusurlu olması,
• Bu manevi zararın belirlenmesi ve ispatlanması.
Mahkeme, bu durumu değerlendirerek, zarar gören eşin talep ettiği manevi tazminatın miktarını ve şartlarını belirler.
Manevi tazminatın miktarı, somut olayın özelliklerine, tarafların durumuna ve mahkemenin takdirine bağlı olarak değişebilir. Mahkeme, tarafların beyanlarını, delilleri ve mevcut durumu göz önünde bulundurarak adil bir karar verir.
Özetle, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi, boşanma davasında haksız manevi zarara uğrayan eşin, diğer eşten manevi tazminat talep edebileceğini düzenler. Bu talep, zararın varlığı ve miktarının ispatlanmasıyla mahkeme kararıyla belirlenir.
NAFAKA
1. Tedbir Nafakası
Boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşler birbirleriyle ayrı yaşamaya devam ederler. Bu durum devam ederken hakim tarafından alınan önlemlerden biri TEDBİR NAFAKASIDIR. Maddi imkanları kısıtlı olan eşin bakım ve geçiminin sağlanması adına diğer eşin katkı sağlamasına karar verilebilir.
Söz konusu nafaka geçici süreli tedbir niteliğindedir. Boşanma veya arılık davasının açıldığı tarihten boşanma hükmünün kesinleştiği güne kadar geçerlidir. Söz konusu nafaka maddi durumu kötü olan eş için geçerlidir. Müşterek çocukların varlığı halinde ayrıca müşterek çocuklar için boşanma davası devamı süresinde iştirak nafakasına hükmedilmelidir.
2. Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakası TMK m.175 "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre, bir eşin geçimini sağlama yeteneğinin olmaması veya yerine getirememesi durumunda, diğer eşten yoksulluk nafakası talep edilebilir. Yoksulluk nafakası, evliliğin devamı süresince veya boşanma veya ayrılıktan sonra da ödenebilir.
Yoksulluk nafakasının şartları:
• Taraflarından birinin istemde bulunması
• İstemde bulunan tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması (nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir)
• İsteminde bulunan tarafın boşanma sebebiyle yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması (buradaki yoksulluğun kişilerin standartlarına göre değişiklik gösterdiğini unutmamak gerekir, ekonomik yönden çok iyi durumdaki bir eşin sırf boşanma sebebiyle daha mütevazi koşullara mecbur kalmasını engellemek amacıyla talepte bulunma hakkı bulunmaktadır)
• Nafakanın, diğer tarafın mali gücüyle orantılı olması (hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır)
Yoksulluk nafakasında süre
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile icra edilebilir.
3. İştirak Nafakası
Çocukların bakım ve yükümlülüğü kural olarak çocukların velayetinin bırakıldığı tarafa aittir. Ancak TMK m.182/3'de "Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen ..., Bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır." hükmü düzenlenmiştir.
İştirak nafakasına hükmedilmesi için talepte bulunulması şart değildir. Hakim re'sen iştirak nafakasına hükmetmekle yükümlüdür.
İştirak nafakası belirlenirken gözetilen temel unsurlar şunlardır:
• Çocuğun Gereksinimleri: İştirak nafakası, öncelikle çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belirlenir. Bu ihtiyaçlar genellikle barınma, beslenme, giyim, eğitim, sağlık gibi temel giderleri içerir.
• Ebeveynlerin Gelir Durumu: İştirak nafakasının miktarı, ebeveynlerin gelir durumlarına göre belirlenir. Ebeveynlerin gelirleri, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için yapabilecekleri katkının belirlenmesinde önemli bir faktördür.
• Ebeveynlerin Ekonomik Durumu: Gelirin yanı sıra, ebeveynlerin ekonomik durumları da dikkate alınır. Borçlar, harcamalar, varlıklar ve diğer ekonomik faktörler göz önünde bulundurulur.
• Çocuğun Yaşı ve İhtiyaçları: Çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve özel gereksinimleri de nafaka miktarının belirlenmesinde etkili olabilir. Örneğin, okul çağındaki bir çocuğun eğitim masrafları daha fazla olabilir.
• Ebeveynlerin Eğitim ve Meslek Durumu: Ebeveynlerin eğitim ve meslek durumu, gelecekteki gelir potansiyellerini etkileyebilir. Bu da nafaka miktarının belirlenmesinde önemli bir faktördür.
• Çocuğun Yaşam Standardı: Çocuğun boşanma sonrası yaşam standardının korunması ve iyileştirilmesi, nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
• Çocuğun İhtiyaçlarına Katkı Sağlama Yeteneği: Ebeveynlerin, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için yapabilecekleri katkı da göz önünde bulundurulur. Bu, maddi ve manevi olarak çocuğun bakımına ve eğitimine katkıda bulunma kapasitelerini içerir.
İştirak nafakasında süre
İştirak nafakası velayet hakkındaki mahkeme hükmünün kesinleşmesinden çocuğun reşit olduğu güne kadar devam eder. Çocuğun reşit olmasıyla nafaka kendiliğinden sona erer.
Çocuk reşit olduktan sonra da ekonomik olarak bağımsız olamayabilirler ve bu durumda nafakaya muhtaç olabilirler. Örneğin: Öğrenim durumlarının devam etmesi. Çocuklar, üniversite eğitimleri için ya da belirli bir yaşa kadar öğrenimlerini sürdürdükleri sürece, eğitim masrafları ve geçim giderleri için nafakaya ihtiyaç duyabilirler. Bu durumda 18 yaşını dolduran çocuğun kendisinin bizzat yardım nafakası talebinde bulunması gerekmektedir.