Hizmetler Makaleler Hakkımızda Avukatlar İletişim
(0555) 349 95 88 ermishukukburosu@gmail.com
Aile Hukuku 14 June 2025

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi

Bu rejime göre, evlilik süresince elde edilen mal varlığının büyük bir kısmı edinilmiş mallar olarak kabul edilir. Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi otomatik olarak uygulanır ve aksi kanıtlanmadıkça eşlerin edindikleri tüm mallar bu rejim kapsamında değerlendirilir. Ancak, kişisel mallar veya miras yoluyla elde edilen mallar gibi belirli istisnai durumlar da bulunmaktadır.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliği sona erdiğinde eşler arasında malların adil bir şekilde bölünmesini sağlamak amacıyla kullanılır. Tasfiye sürecinde, edinilmiş malların değeri hesaplanır ve eşler arasında paylaşılır. Bu rejim, evlilik birliği boyunca emek veren her iki eşin de haklarını korumayı amaçlar ve genellikle adil bir paylaşımı teşvik eder.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaşımını düzenleyen son derece karmaşık bir hukuki konudur. Bu nedenle, edinilmiş mallara katılma rejimiyle ilgili bir durumda avukata başvurmakta yarar vardır. Bu yaraları şu şekilde sıralayabiliriz;

AVUKAT DESTEĞİNİN ÖNEMİ

Hukuki Karmaşıklık

Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk Medeni Kanunu'nda detaylı olarak düzenlenmiştir ve çeşitli istisnai durumlar içerir. Bu karmaşıklık, bir kişinin kendi başına anlaması ve yönetmesi zor olabilir. Bir avukat, mevzuatı anlamak ve durumu doğru şekilde değerlendirmek konusunda yardımcı olabilir.

Haklarınızın Korunması

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliği sona erdiğinde malların adil bir şekilde bölünmesini sağlamayı amaçlar. Ancak, bu süreçte bazı haksızlıkların yaşanması mümkündür. Bir avukat, sizin haklarınızı koruyarak adil bir paylaşımın sağlanmasına yardımcı olabilir.

Uygulamadaki Belirsizlikler

Edinilmiş mallara katılma rejimi uygulamada bazı belirsizlikler ve tartışmaları beraberinde getirebilir. Zamanaşımı süreleri, usul hükümleri ve diğer konularda yaşanan sorunlar, bir avukatın uzmanlığına başvurmanın gerekliliğini ortaya koyar.

Uzmanlık ve Deneyim

Bir avukatın bu alandaki uzmanlığı ve deneyimi, size danışmanlık sağlayarak karar alma sürecinizi kolaylaştırabilir. Edinilmiş mallara katılma rejimiyle ilgili bir durumda, doğru bilgiye ve tavsiyeye erişmek önemlidir ve bir avukat bu konuda size yardımcı olabilir.

EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİN EŞLERİN MÜLKİYET HAKLARI NELERDİR?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde; edinilmiş mallar, kişisel mallar ve paylı mallar olarak üç adet mal türü vardır.

1. Edinilmiş Mallar

Edinilmiş mallar, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen hükümlere göre evlilik birliği içerisinde kazanılan malları ifade eder. Bir malın edinilmiş mal olarak kabul edilebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin başladığı günden sona erdiği ana kadar geçen süre içinde edinilmiş olması ve bu malın emek karşılığı edinilmiş olması gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesinde, edinilmiş mallar şu şekilde tanımlanmıştır:

• Her eşin evlilik birliği içinde bir işletme ya da meslek icra etmesiyle kazandığı mallar,

• Her eşin kişisel malları üzerinde, evlilik birliği içinde çalışarak ya da malvarlığına ait değerler arttırılarak elde ettiği değer artış payları,

• Her eşin, evlilik birliği içinde ücretli çalışarak elde ettiği ve harcamadığı kazançlar,

• Evlilik süresince bir eşin kendi malvarlığından karşılıksız olarak diğer eşin malvarlığına yapmış olduğu kazandırmalar.

Bu tanıma göre, edinilmiş mallar şunları içerebilir:

• Evlilik birliği içinde bir işletme ya da meslek icra ederek elde edilen gelirler ve mallar,

• Evlilik birliği süresince artan kişisel malların değerleri,

• Her eşin ücretli çalışarak elde ettiği gelirler ve mallar,

• Bir eşin, kendi malvarlığından karşılıksız olarak diğer eşin malvarlığına yaptığı katkılar.

• Sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumu ve kuruluşlarının veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler

2. Kişisel Mallar

Kişisel mallar, bir bireyin evlilik birliği içinde elde ettiği ve paylaşılabilir nitelikte olmayan malları ifade eder. Bir malın kişisel mal olarak kabul edilmesi iki şekilde olur. Bunun birinci kanunda sayılan kazanımlar, diğeri ise sözleşmeyle kararlaştırılan kazanımlardır. Türk Medeni Kanunu'nun 220. maddesinde, kişisel mallar şu şekilde tanımlanmıştır:

• Her eşin evlenmeden önce kendisine ait olan ya da evlenme sırasında edindiği, kişisel kullanımına özgülenmiş eşyaları,

• Bir eşin miras yoluyla elde ettiği mallar,

• Bir eşin kişisel mal rejimi sözleşmesiyle kişisel mal sayılan malları.

Bu tanıma göre, kişisel mallar şunları içerebilir:

• Her eşin evlilik öncesi veya evlilik sırasında edindiği ve kişisel kullanımına özgülenmiş eşyaları (örneğin, kişisel giysiler, kişisel takılar),

• Bir eşin mal rejimi başlangıcında sahip olduğu mallar,

• Eşin miras yoluyla elde ettiği taşınır veya taşınmaz mallar,

• Manevi tazminat alacakları,

• Bir eşin, evlilik öncesi veya evlilik sırasında, mal rejimi sözleşmesi ile belirlenen ve kişisel mal olarak kabul edilen malları.

Kişisel mallar, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında paylaşıma tabi tutulmazlar. Bu mallar, ilgili eşin mülkiyetinde kalır ve kişisel mal olarak kabul edilir.

3. Paylı Mallar

Kanunda paylı mallar ayrı bir başlık olarak yer almamakla birlikte TMK 222/2'de "eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır." denmektedir. Bu düzenlemeye göre kime ait olduğu tespit edilemeyen, kanıtlanamayanlar mallar üzerinde eşlerin paylı mülkiyeti olduğu kabul edilir.

Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. (TMK m. 226/2)

EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA MAL REJİMİ HANGİ HALLERDE SONA ERER?

Edinilmiş mallara katılma rejimi sona erme haller TMK 225'te düzenlenmiştir. Buna göre mal rejimi dört halde sona erer. Bu haller şunlardır:

Eşlerden Birinin ölümü, (kendiliğinden sona erer)

Eşlerin başka bir mal rejimine geçmeleri, (kendiliğinden sona erer)

Evliliğin Boşanma veya İptali sebebiyle sona ermesi (dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erer)

Mevcut mal rejiminin hakimin kararıyla mal ayrılığına dönüşmesi halleri. (Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erer)

Bu durumların gerçekleşmesiyle birlikte, edinilmiş mallara katılma rejimi sona erer ve eşler arasında malvarlığının paylaşımı için tasfiye süreci başlar.

Sona erme hallerinden mevcut mal rejiminin hakimin kararıyla mal ayrılığına dönüşmesi hallerini biraz açmak gerekirse TMK 206. maddede haklı bir sebebin bulunması halinde hakime, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verebilir. Aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir:

• Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,

• Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,

• Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,

• Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,

• Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması.

EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİN TASFİYESİ

Tasfiye esnasında ilk adım olarak, eşlerin edinilmiş ve kişisel malvarlıkları tespit edilerek TMK 226/1 'e göre her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Buna göre her eş kendi zilyetliğinde bulunan fakat diğer eşin maliki bulunduğu malları ve diğer eşin kişisel mallarını ona geri vermekle yükümlüdür. Yine bu maddeye göre "tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir."

PAYLARIN HESAPLANMASI

Rejimin tasfiyesinde ikinci adım olarak eşlerin kişisel ve edinilmiş malları mal rejiminin sona erdiği andaki duruma göre ayrılarak hesaplama yapılır. (TMK m.228) Aktif ve pasif malvarlığı hesaplamaları yapılır.

Bu malların değerlerinin belirlenmesinde esas alınacak zaman madde 235'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre kural olarak malların tasfiye anındaki değerleri hesaba katılır.

Bu durumun istisnası ise madde 229'da düzenlenen eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerdir. Bu sayılan halle edinilmiş mallara eklenecek hallerdir. Ve bu hallerde malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır. (TMK m. 235/2)

Söz konusu bu payların hesaplanmasında kural olarak malların sürüm değerleri esas alınır. (TMK m. 232)- Özel hâller gerektirdiği takdirde hesaplanan değer, uygun bir miktarda artırılabilir. (TMK M.234) Kanun bu özel hallere örnek olarak; sağ kalan eşin geçim koşulları, tarımsal işletmenin alım değeri, ayrıca tarımsal işletme kendisine ait olan eşin yaptığı yatırımlar veya malî durumunu saymıştır.

ARTIK DEĞERLERİN HESAPLANMASI

Artık değer TMK madde 231' de düzenlenmiştir. Buna göre "Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır."

Bu maddeye göre artık değerin hesaplanması için aktif ve pasif değerlerin tespit edilmesi gerekmektedir.

Aktif değerlerin belirlenmesinde üç unsur göz önünde bulundurulur:

• Tasfiye sırasında eşlerin sahip olduğu edinilmiş mallar (TMK m.235)

• Eklenecek değerler (TMK m.229)

• Kişisel mallara gitmiş edinilmiş mallar (TMK m. 230)

Aktif değerler belirlenirken öncelikle edinilmiş mallar eklenir. Daha sonra varsa eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaların değerleri ile bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler eklenir. Son olarak yine varsa kişisel mallara gitmiş edinilmiş malların karşılığı olarak bir denkleştirme talep edilir.

Pasif değerlerin belirlenmesinde de üç unsur göz önünde bulundurulur:

• Borçlar

• Değer artış payı (TMK m.227)

• Edinilmiş mallara giden Kişisel mallar (TMK m. 230)

Pasif değerler belirlenirken öncelikle borçlar çıkarılır. Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanılarak (TMK m.227) pasiflere yazılır. Son olarak da yine varsa edinilmiş mallara gitmiş kişisel mallar çıkartılır.

Artık Değer: Yukarıda sayılan aktif değerlerden pasif değerlerin çıkarılmasıyla ortaya çıkan sonuçtur.

ARTIK DEĞERLERE KATILMA (KATILMA ALACAĞI)

Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye sonucunda hesaplanan artık değer, eşlerin katılma alacağı belirlendikten sonra eşlerin katılma payı oranında eşlere dağıtılır.

Eşlerin artık değer üzerinde belli bir oranda alacak hakkına sahip olması katılma alacağı denir. Katılma oranları ise eşler yaptıkları bir mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir oran belirlenmediği süre kanunda "Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar." (m.236/1) denilerek artık değerin yarısı olarak belirlenmiştir.

Eşlerin katılma alacakları hesaplanırken alacaklar kendiliğinden takas edilir. (TMK m.236/1)

TASFİYE ESNASINDA AİLE KONUTU VE EV EŞYASI ÜZERİNDE AYNİ HAK İSTEMİ

Edinilmiş mallara katılma rejiminin eşlerden birinin ölümü ile sona ermesi durumunda sağ kalan eşle ilgili olarak TMK 240. maddede hak tanınmıştır. Bu maddeye göre "Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir.", "Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir". Ayrıca bu haklara ek olarak haklı bir sebebin varlığı halinde bunlar yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı da istenebilir.

Söz konusu madde sağ kalan eşin menfaatlerini korumak için düzenlenmiştir.