Hizmetler Makaleler Hakkımızda Avukatlar İletişim
(0555) 349 95 88 ermishukukburosu@gmail.com
Dava Türleri 25 December 2025

Menfi Tespit Davası

Menfi tespit davası, bir kişinin üzerinde herhangi bir hukuki yükümlülük veya borcun bulunmadığının tespiti için açtığı bir davadır. Genellikle, alacaklı olduğunu iddia eden bir tarafın var olduğu durumlarda, borçlu olduğu iddia edilen taraf, üzerine atılı borç iddiasının gerçekte mevcut olmadığını kanıtlamak amacıyla bu tür bir dava açar.

Bu dava türü, borcun varlığını reddeden tarafın, mahkemeden borç ilişkisinin olmadığının resmi olarak tespit edilmesini talep etmesi üzerine kuruludur. Menfi tespit davasının amacı, davacının haksız bir iddia ile karşı karşıya kalmamasını sağlamak, hukuki belirsizliği gidermek ve davacının maddi veya manevi zarara uğramasını önlemektir.

Örneğin, bir kişiye yöneltilen bir borç iddiası karşısında, söz konusu borcu kabul etmeyen kişi, menfi tespit davası açarak mahkemeden borç iddiasının asılsız olduğunun ve böyle bir borç yükümlülüğünün bulunmadığının tespitini talep edebilir. Bu dava sonucunda mahkeme, iddia edilen borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu konusunda karar verir.

MENFİ TESPİT DAVASININ AÇILMASI

Menfi tespit davası hakkında icra takibine geçilmeden veya geçildikten sonra da açılabilir. Uygulamada genellikle borçlu hakkında icra takibine geçildikten sonra menfi tespit davası açılmaktadır. Bu davada borçlu, borçlu olmadığını ya da borcun bu kadar olmadığını tespitini istemektedir.

İcra takibi başladıktan sonra açılacak menfi tespit davası ile icra takibi durmaz. Borçlu, icra takibinin durmasını istiyorsa dosya borcunun %115'i tutarında teminat mahkeme veznesine depo etmesi gerekmektedir. İcra takibinden önce açılacak menfi tespit davasında %15 oranında teminat ile tedbir kararı alınabilmektedir.

MENFİ TESPİT DAVASININ SONUÇLARI

Menfi tespit davasının sonucunda borçlunun haklı çıkması halinde icra takibi derhal durur. Ancak tespit davası olduğu için maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi için kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Alacaklının kötü niyeti ispat edildiği takdirde borçlu lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmektedir. Aynı şekilde teminatla takibin durması halinde ise alacaklı haklı çıktığı takdirde tazminata hak kazanmaktadır.

Menfi tespit davasının lehe sonuçlanması halinde ise dava sürecinde yapılan tahsilatların da istirdatı aynı davada talep edilebilmektedir. Ancak bu kararlar kesinleşmeden icra edilememektedir.