Hizmetler Makaleler Hakkımızda Avukatlar İletişim
(0555) 349 95 88 ermishukukburosu@gmail.com
Dava Türleri 22 October 2025

Nafakanın Arttırılması/Azaltılması Davası

Nafaka, bir kişinin maddi ihtiyaçlarının, genellikle aile üyelerinden biri tarafından karşılanması yükümlülüğünü ifade eder. Bu, genellikle boşanma veya ayrılık durumlarında, eşlerden birinin diğerine veya çocuklara mali destek sağlaması gerektiğinde karşımıza çıkar. Nafaka, hem eşlere hem de çocuklara yönelik olabilir ve miktarı ile süresi, tarafların mali durumları, evliliğin süresi, çocukların yaşam standartları ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenir.

Türk hukukunda nafaka, çeşitli şekillerde karşımıza çıkabilir ve temel olarak aile hukuku çerçevesinde düzenlenmiştir. Ana nafaka türleri şunlardır:

NAFAKA TÜRLERİ

Tedbir Nafakası

Boşanma davası süresince, maddi durumu daha zayıf olan eşe geçici olarak ödenir. Bu nafaka türü, dava sonuçlanana kadar geçerlidir ve davacının hayatını devam ettirebilmesi için mali destek sağlar.

Yoksulluk Nafakası

Boşanma sonrasında ekonomik olarak zayıflamış olan eşe ödenir. Eşlerden birinin boşanma sonucu yoksulluğa düşmesi halinde, diğer eş tarafından bu yoksulluğun giderilmesine yönelik olarak ödenen nafakadır.

İştirak Nafakası

Çocukların bakımı ve eğitimi için gerekli olan mali destektir. Genellikle çocuğun velayetini almayan ebeveyne, çocukların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yüklenir.

Bu nafaka türlerinin her biri, boşanma veya ayrılık sürecindeki çeşitli ihtiyaçları ve adil bir mali düzenlemeyi sağlamayı amaçlar. Türk Medeni Kanunu ve ilgili yasalar, bu nafaka türlerinin uygulanması, miktarının belirlenmesi ve süresi gibi konularda detaylı düzenlemeler içerir. Her durumda, mahkemeler söz konusu şartları, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, çocukların ihtiyaçlarını ve diğer ilgili faktörleri dikkate alarak karar verir.

Nafakanın Arttırılması

Nafaka yükümlülüğü bir mahkeme kararı ile ortaya çıkmaktadır. Nafaka ödenmesine dair bu mahkeme kararı nafakanın miktarını, ödenme zamanını, artış oranı vs. gibi durumları düzenleyebilir. Ancak uygulamada nafakanın artış miktarının düzenlenmediği birçok nafaka hükmü vardır. Bunun en büyük sebebi ise tarafların hukuki destek almadan mahkemeye başvurmasıdır. Aile mahkemesinin de bu başvurularda taleple bağlılık ilkesinden dolayı nafakanın artışına dair bir talep olmadığı takdirde artış hususu bir hükme bağlanmamaktadır. Bunun üzerine enflasyonun ciddi olarak hissedildiği ülkemizde, bu nafaka tutarları ihtiyaçları karşılayamaz hale gelmektedir. Bu nokta da nafaka alacaklısı yeniden mahkemeye başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu başvurucu için hem ekstra masraf ve stres hem de yargı için tekrar bir iş yükü oluşturmaktadır. Bu nedenle her hukuki sorunda profesyonel destek almak çok önemlidir.

Nafaka alacaklısının nafakanın arttırılması için mahkemeye başvurması ve bu başvuru da, giderlerin arttığının, enflasyon etkisiyle de mevcut nafakanın yeterli olmadığının mahkeme önünde ispatlanması gerekmektedir. Yine nafaka yükümlüsünün de maddi gücünün artması da nafaka artırımı için geçerli bir sebeptir. Mahkemece bu talepler incelenerek haklı görülmesi halinde nafakanın arttırılmasına karar verilebilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri ise, çocuklar için ödenen iştirak nafakasında davacının reşit olmayan çocuklar bakımından velayetin kendisinde olduğu ebeveynin başvurmasıdır. Sadece çocuklar adına yapılan bir başvuruda aktif husumet yokluğundan dava reddedilebilecektir.

Nafakanın Azaltılması

Mahkemece hükme bağlanan nafaka, nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ödemede güçlük yaratabilir. Bu nedenle nafaka yükümlüsünün mahkemeye başvurması ve hükmedilen nafaka miktarının azaltılmasını talep etmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ekonomik durumundaki bozulmayı, yükümlü olduğu nafakanın ödemesinde güçlük çektiğini ispat etmesi gerekmektedir. Aynı şekilde nafaka alacaklısının da ekonomik durumunun nafaka yükümlüsünden daha iyi bir hale ya da denk bir hale gelmesi de nafaka yükümlüsünün nafakanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını talep etmesine engel değildir. Burada nafakanın azaltılmasını ya da kaldırılmasını talep eden yükümlünün, iddiasını mahkeme önünde ispatlaması gerekmektedir.

Nafaka yükümlülüğünü ihlalin yaptırımı olduğu ve bu yaptırımın hapsen tazyik olduğu unutulmamalı ve nafaka ile ilgili konularda mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.