Hizmetler Makaleler Hakkımızda Avukatlar İletişim
(0555) 349 95 88 ermishukukburosu@gmail.com
Dava Türleri 07 February 2025

Tasarrufun İptali Davası

Tasarrufun iptali davası, takip hukukuna özgü olarak İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamında düzenlenen, belirli şartların varlığı halinde açılabilen bir eda davasıdır. Tasarrufun iptali davası ile amaçlanan, alacağını tahsil edememiş olan alacaklının, borçlunun pasif mal varlığından alacağını tahsil etmesidir. Ancak bu davanın sıkı dava şartları bulunmakta olup profesyonel destek almadan açılması tavsiye edilmeyen bir dava türüdür.

Dava Şartları Bakımından

a. Öncelikle usulüne uygun kesinleşmiş bir icra takibi olmalıdır. Kesinleşen bu takipte borçlunun, borca yetecek kadar haczi kabil aktif mal varlığı bulunmamalıdır. Bu kapsamda, borçlunun hesabı bulunan bankalara haciz müzekkeresi gönderilmeli, araç, tapu, sorguları olumsuz olmalıdır. Borçlunun adresinde gerçekleştirilen menkul haczinde de borcu karşılar haczi kabil mal varlığı bulunmamalıdır. Bu haciz tutanağı ise dava şartlarından olan geçici aciz vesikası niteliğinde olup bu haciz tutanağı ile dava açılabilir.

Uygulamada borçlunun SGK sorgusunun aktif olması aktif mal varlığı anlamına geldiğine dair tartışmalar yaratsa da, burada dikkat edilmesi gereken borçlunun maaşı, maaş haczindeki sıra, borçlunun çalışma garantisi vs olmayışı dikkate alınarak tasarrufun iptali davası açıldığında aciz halinin gerçekleştiği kabul edilmektedir. Yine kesinleşmiş bir icra takibi dava şartı olsa da, iptali istenen tasarruf için hak düşürücü sürenin dolmak üzere olması halinde, borçlunun takibe itiraz etmiş olması halinde itirazın iptali davası bekletici mesele yapılarak tasarrufun iptali davası açılabilir ve dava zamanaşımından kurtarılabilir.

Aciz vesikasının davanın açılışı esnasında olmaması da davanın görülmesine engel değildir. Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca aciz vesikası, davanın her aşamasında hatta temyiz aşamasında dahi sunulabileceğinden davanın dava şartı yokluğundan reddedilmemesi yönünde birçok karar vardır ve içtihat birliği bu yöndedir. Dolayısıyla aciz vesikası, sonradan tamamlanabilir bir dava şartıdır.

b. Borçlunun pasifinde bir mal varlığı olmalıdır. Yani borçlunun devrettiği bir taşınmaz ya da menkul mal olmalıdır. Borçlunun pasifinde yer alan bu menkul ya da gayrimenkul için tasarrufun iptali talep edilecektir. Uygulamada nadiren de olsa, borçlunun kullanımında olan ancak borçlu adına kayıtlı olmayan ve hiç borçlu adına tescil edilmemiş mal varlığı için de tasarrufun iptali davası açıldığından bu davanın nam-ı müstear davası ile karıştırılmaması gerekmektedir.

c. Tasarrufun, borcun doğumundan sonra yapılması gerekmektedir. En yaygın örnekte, banka ile kredi sözleşmesinin imzalanması ile bankanın alacak hakkı doğmuştur. Borç doğurucu işlem gerçekleşmiştir. Ancak düzenli ödemelerin aksatılarak takibe geçilmesi bir süre sonra olacağından, kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra fakat yasal takibe geçilmesinden önce borçlu tarafından yapılan tasarruflar iptale tabidir.

d. Tasarruf üzerinden her halükarda 5 yıl geçmemelidir. Aksi halde tasarrufun iptali davası için hak düşürücü süre gerçekleşmiş olur. 5 senelik hak düşürücü süre, her tasarrufun iptali sebebi için geçerli olmayıp, bazı iptal sebepleri için daha kısa süreler düzenlenmiştir. 5 senelik hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde TBK m.19 uyarınca butlan'a dayalı muvazaa davası açılabilmektedir.

İptale Tabi Tasarruflar

İptale tabi olan tasarruflar İİK m.277 ve devamında tahdidi olarak sayılmıştır. Bu sayılan tasarrufun iptali sebepleri dışında başka bir iptal sebebine dayanılamamaktadır. Ancak aynı amaca yönelik Borçlar Kanunu uyarınca açılabilecek muvazaaya dayalı iptal davası farklı bir konudur ve bu dava türü ile karıştırılmamalıdır.

İİK m.278 İvazsız Tasarrufların Butlanı

a. Hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden itibaren geriye dönük iki sene içerisinde yapılan tüm bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabi kılınmıştır. Mutad hediyeler ise istisna sayılmıştır. Kısaca özetlersek, tüm bağışlamalar, edimsel karşılığı olmayan tasarruflar ve rutin hediye sayılamayacak tüm hediye vermeye dair tasarruflar iptale tabi kılınmıştır.

b. Evlat edinen ile evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar da iptale tabi sayılmıştır.

c. Sözleşme esnasında borçlunun verdiği şeye karşılık çok aşağı bir bedelle kabul ettiği sözleşme konusu tasarruf da iptale tabidir. Bunun en tipik örneği ise, taşınmaza yönelik tasarruflarda bir takım vergi ve harçlardan kaçınmak adına tapuda satış bedelini emlak beyannamesine esas rayiç değer üzerinden göstermektir. Bir milyon liralık taşınmazın tapuda satış bedelinin yüz bin lira olarak gösterilmesi gibi. Bu da tasarrufu iptale tabi kılmaktadır.

d. Borçlunun kendisi veya üçüncü bir kişi yararına ölünceye kadar gelir, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler iptale tabi kılınmıştır.

İİK m.279 Acizden Dolayı Butlan

Aciz halinden evvelki bir sene içerisinde yapılmış olan tasarruflar da iptale tabi sayılmıştır. Aşağıda bahsedilecek iptal sebeplerinin geçerli olmama şartı ise bu tasarruflardan istifade eden kişinin, borçlunun borca batık halini bilmediğinin ispatıdır.

a. Borçlu tarafından bir borcun temini için yapılan rehinler iptale tabi sayılmıştır. Burada iptale tabi olmayan kısım ise borçlunun önceden teminat göstermeyi taahhüt ettiği hallerdir.

b. Para veya olağan ödeme vasıtaları dışında yapılan ödemeler de iptale tabi sayılmıştır. Uygulamada en çok karşılaşılan örneği ise, borca karşılık mal varlığının devredilmesi veya devredildiği iddiasıdır.

c. Vadesi gelmemiş borçlar için yapılan ödemeler de iptale tabi sayılmıştır.

d. Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler de iptale tabi sayılmıştır.

İİK m.280 Zarar Verme Kastından Dolayı İptal

a. Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Fakat işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

b. Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun aksini üçüncü şahıs, ancak İİK m.279/4'e göre ispat edebilir.

c. Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarına zarar verme kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde zarar verme kastıyla hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel devrin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların öğrenmesini temin edecek şekilde uygun vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

Yargılama Usulü Hakkında

Tasarrufun iptali davası basit yargılama usulüne tabidir. Tasarruf konusu fark etmeksizin görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme konusunda ise HMK'nın genel yetki kuralları geçerlidir.

Tasarrufun iptali davası ile birlikte tasarruf konusu üzerinde icra dosyasındaki alacak ve feriler ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilebilir. Tasarruf konusu mal, tasarrufta bulunulan üçüncü kişi üzerinde ise hakim teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verebilir. Ancak mal üçüncü kişiden de başkasına devredilmişse bu kez teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmektedir.

Tasarrufun iptaline karar verilmesi ile mülkiyet tekrar borçluya geçmez. Tasarruf sahibi üçüncü kişi icra dosyasına borçlu olarak eklenir ve alacağın tahsiline üçüncü kişi üzerinden devam edilir. Tasarruf konusu mal üçüncü kişi dışındakilere devredilmiş ise bu kez devreden üçüncü kişi tasarruf tutarı ile nakden sorumlu olur.

Tasarrufun iptali davalarında harç, icra takip tutarı ile dava konusu tasarruftan hangisinin değeri küçük ise o değer üzerinden yatırılır.