Ziynet Eşyalarının İadesi Davası
Günümüzde birçoğumuz, bankaların müşterisi olup bankaların sunmuş olduğu ürün ve hizmetleri ihtiyaçlarımız veya tercihlerimiz doğrultusunda kullanmaktayız. En çok kullanılan ürünlerin başında ise kredi kartı, kredi ve kredili mevduat hesapları gelmektedir. Bu ürünlerin kullanım şekilleri ve şartları, hem Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gibi genel kanunlar hem de özel kanun olan Banka Kartları ve Kredi Kartı Kanunu gibi kanunlar ile düzenlenmektedir.
Banka müşterilerinin çoğunluğu, banka ile imzaladıkları sözleşmelerin içeriğini okumamakta, ya da sözleşmenin içeriğini tam olarak anlamamakta ve hakkında yasal takibe başlandıktan sonra haklarını kullanmamaktadır. Bu yazımızda, eğer banka müşterisi iken yasal takibe düşerek yasal takip borçlusu haline geldiyseniz en önemli haklarınızdan bazılarına değineceğiz.
FAİZ ORANLARINA İTİRAZ HAKKI
Bankaların müşterileri ile kurdukları sözleşmelerde, sözleşme serbestisi gereği faiz oranı, kullanılan ürüne, vadesine, tutarına ve değişen daha birçok şarta göre belirlenmektedir. Bu faiz oranları için başta Tüketici Kanunu ve Borçlar Kanunu olmak üzere kanunlarla getirilen sınırlamalar bulunmaktadır. Yazımızın okumasını kolaylaştırmak adına ve sizleri teorik bilgilere boğmadan, ana hatları ile kısaca haklarınızı anlatmaya çalışacağız.
Öncelikle bu başlıkta anlatılmak istenen haklar, bankaların bireysel müşterileri için geçerlidir. Yani bankaların ticari müşterileri için geçerli değildir. Kısacası bankalardan zirai/sınai/mesleki faaliyeti için ürün kullananlar için geçerli değildir.
Tüketici olarak tüketici kredisi kullandığınızı ve taksitlerinizi vadesinde ödeyemediğinizi ve usulüne uygun olarak ihbar ve ihtar edildiğinizi akabinde de hakkınızda yasal takibe geçildiği ihtimalinden bahsedelim.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
MADDE 28- (1)
Belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur.
Belirli süreli kredi sözleşmenizin birbirini izleyen en az iki taksitini ödemediğinizi ve bankanın size usulüne uygun şekilde temerrüt ve muacceliyet ihbarında bulunarak en az otuz gün süre verdiğini ve bu süre sonunda da ödemediğinizi varsayarsak artık banka uygulamada sıkça görüldüğü üzere muaccel hale gelen vadesi gelmemiş taksitleri ve ödeme anına kadar işleyecek faiz ve masrafları 24 saat içerisinde ödemenizi içerir ihtarname ile sizi temerrüde düşürür ve hakkınızda yasal takibe geçer. Temerrüde düştükten sonra da artık banka ile imzalanan sözleşmede de yer alan temerrüt faiz oranı üzerinden anaparaya temerrüt faizi işlemeye başlar. Bu aşamaya kadar ise daha düşük oranlarda olan akdi faiz oranı işletilmektedir.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Faiz" başlıklı 88.maddesinde "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz." denilmektedir.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Temerrüt Faizi" başlıklı 120.maddesinde "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur." denilmektedir.
O halde faize ilişkin Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddelerinin uygulama şeklinin irdelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nda "Temerrüt faizi" başlıklı 120. maddedeki düzenlemeye göre, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre belirlenecektir.
Türk Borçlar Kanunu m.88 gereğince sözleşmeyle belirlenen akdi faiz oranı mevzuata göre belirlenen akdi faiz oranının (%9) yüzde elli fazlasını (yıllık %13,50) geçemeyecektir. Uygulamada bankalar genellikle sözleşmelerinde akdi faiz oranını yasal sınırın üzerinde belirlemektedir. Diyelim ki yasal takipte akdi faiz oranına itiraz etmediniz ve yasal sınır olan yıllık %13,5 akdi faiz oranı yerine sözleşmenize göre yıllık %37 akdi faiz oranı uygulanacaktır.
Türk Borçlar Kanunu m.120 gereğince sözleşmeyle belirlenen temerrüt faiz oranı da mevzuata göre belirlenen temerrüt faiz oranının (%9) yüzde yüz fazlasını (yıllık %18,00) geçemeyecektir. Uygulamada bankalar tarafından temerrüt faiz oranı da Türk Borçlar Kanunu m.120'ye aykırı olarak tayin edilmekte ve kanunen uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olan yıllık %18'den daha fazla oranda temerrüt faizi talep edilmektedir.
Bununla birlikte, Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin m.4/e ve m.18/2 hükmü uyarınca, sözleşmede belirlenen temerrüt faiz oranının, akdi faiz oranının %30 fazlasını aşamayacağı, temerrüt faiz oranı için azami sınırın yasa ile düzenlendiği, bu durumda yıllık temerrüt faiz oranının, yıllık akdi faiz oranı olan %13,50'nin %30 fazlası olan %17,55'i geçemeyeceği düzenlenmiştir. Yani tüketici kredileri bakımından yasal takipteki bir kredi için temerrüt faizi yıllık %17,55'i akdi faiz ise %13,50'yi geçemeyecektir.
Kredi kartı borçlarına uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranı için; 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. Maddesinin 3. fıkrasında "…Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami, akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar." denilmektedir.
Fakat uygulamada, borçlular bu yasal düzenlemeleri bilmediğinden ya da yüksek faiz oranlarını önemsemediğinden yasal takipte talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarına itiraz etmemekte ve fazla daha fazla faiz borçlanmaktadırlar.
Eğer siz de bir yasal takip borçlusu iseniz, icra takibi ile tarafınızdan yasal sınırın üzerinde akdi ve temerrüt faizi talep edilme ihtimali yüksek olup, yasal sınırın üzerinde borçlanmamak için bir avukata danışmanızı öneririz.